AVRUPA ENERJİ KRİZİ

Avrupa Enerji Krizi

Avrupa Konseyi’nin 2022’nin sonlarında yaptığı özel bir toplantıda, üye devletler, Rusya’dan deniz yoluyla taşınan ham petrol ve petrol ürünlerinin ithalatının yıl sonuna kadar tamamen yasaklanması da dahil olmak üzere Rusya’ya karşı altıncı yaptırım paketini kabul etmeye karar verdiler.

Şimdilik dünya liderlerinin karşı karşıya olduğu en büyük soru Rusya’ya olan enerji bağımlılıklarını nasıl kesecekleri. Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık, Rus petrolünü yasaklayan ilk büyük ülkelerdi, ancak ikisi de büyük ölçüde bu ithalata bağlı değil. Ayrıca, bu tür eylemlerin etkisi minimumdur çünkü Rusya bu petrolü küresel pazarda başka bir yere yönlendirebilir.

Avrupa Komisyonu, Rus gazı ithalatını yıl sonuna kadar yaklaşık üçte iki oranında azaltma planlarını yayınladı. Bu strateji büyük ölçüde yurt dışından doğal gaz ithalatını artırmaya dayanıyor ve Avrupa’daki münferit ülkelerin bu planı izleyip izlemeyecekleri belli değil. 25 Mart’ta ABD Başkanı Joe Biden, Avrupa’ya daha fazla sıvılaştırılmış doğal gaz gönderme sözü verdi ve Almanya, Katar’dan LNG ithal etmek için bir anlaşma imzaladı. Avrupalı ​​yetkililer, aksi takdirde bu iki ülkeye gidecek olan sıvılaştırılmış doğal gazın yeniden yönlendirilmesi konusunda Japonya ve Güney Kore ile de görüşmelerde bulunuyorlar.

İşgalden bu yana ABD Avrupa’ya sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatını önemli ölçüde artırmış olsa da, bu, Avrupa’nın Rus doğal gazına bağımlılığını sona erdirmek için gereken miktara yeterli değil. Aksine doğalgaz, Putin yönetimi için daha çok bir pazarlık kozu. Haziran ayı sonlarında, Rusya’dan Avrupa’ya gaz taşıyan ana boru hatlarından biri olan Kuzey Akım 1 üzerinden doğal gaz arzı %60 oranında kesildi.

Rusya bu hamleyi teknik sorunları gerekçe göstererek savunurken, uzmanlar asıl niyetin yakıt fiyatını yükseltmek olabileceğine inanıyor ve bu da Avrupa’ya yaptırımların iki ucu keskin bir kılıç olduğunu açıkça gösteriyor. Avusturya ve Almanya gibi Avrupa ülkeleri, Rus fosil yakıtlarına olan bağımlılığı azaltmak için Yeşil Anlaşma’yı geçici olarak ertelemeye ve bazı kapalı kömür santrallerini yeniden açmaya karar verdiler.

Avrupa Enerji Krizi ve Enerji Girdisi Fiyatlamaları

Resim1

Yukarıdaki grafikte AB Bölgesinin kısa vadede Rus enerji kaynaklarına bağımlılığının ne kadar yüksek olduğunu göstermekte. Rusya dünyanın en büyük gaz ihracatçılarından biri ve Avrupa ülkeleri hala en büyük müşterisi durumunda. AB ülkeleri arasında imzaladığı Yeşil Anlaşma çerçevesinde kömür ve nükleer santraller son yıllarda kapatıldı. Almanya ve diğer bazı ülkeler Sibirya’dan gaz taşıyan dev boru hatlarına daha fazla bağımlı hale geldi. Uzun yıllar boyunca AB yetkilileri, Rus kaynaklarına daha az bağımlı hale gelme isteklerinden bahsettiler, ancak her iki taraf da bundan fayda sağladığından ve boru hattıyla taşınan gaz genellikle diğer enerji kaynaklarından daha ucuz olduğundan, çok daha az önlem alındı. Rusya 2001- 2021 yılına kadar süreçte enerji kaynaklarındaki AB bölgesine olan ihracatındaki payı %26’dan %33’e çıkardı. Ukrayna’daki çatışma patlak verdiğinde, petrol ve doğalgaz gelirleri Rus savaş makinesini finanse ettiği için AB ülkeleri ve batı bloğu Rus tarafına ambargo uygulayıp, Rus enerji kaynaklarının Avrupa’daki payını azaltma yolunu seçtiler. AB ülkeleri Rus enerji kaynaklarını yerine alternatif enerji kaynakları ve uygun tedarikçi aramakla meşgul. AB ülkelerinin öncelikli hedefi enerji kaynaklarını çeşitlendirme ve Rus petrol ve gaz akışını azaltma planlarını uygulamaya koymaktır. Örneğin Polonya, bu yılın sonuna kadar tüm Rus petrol, gaz ve kömür ithalatını yasaklayacağını duyurdu ve Almanya, Avusturya gibi ülkeler doğal gazın yayınlanması planını gözden geçiriyor. AB Komisyonunun planı, yıl sonuna kadar 101,5 milyar metreküp Rus gazının yerini başka kaynaklarla değiştirmek. Plan, diğer ülkelerden Avrupa’ya yapılan doğalgaz ithalatının artırılması yoluyla doğalgaz ihtiyacının %60’ını başka ülkelerden temin etmek. Planın diğer ayağı enerji ihtiyacının %33’ü ise yenilenebilir enerji yoluyla sağlamaktır.

Resim2

Yukarıdaki grafikte Avrupa Bölgesinin gazı nereden temin ettikleri gösterilmektedir. Rusya sınırlarına yakın Baltık Ülkeleri, Moldova, Finlandiya ve Güney Doğu Avrupa ülkelerinin Rus gazına yoğun şekilde bağımlı olduğu görülmekte. İskandinav ülkesi Finlandiya, Baltık ülkesi Letonya, Orta Avrupa ve Güney Doğu Avrupa ülkeleri Makedonya, Bulgaristan doğalgaz ithalatının tamamını Rusya ile yaparken; Letonya %97, Sırbistan %88, Slovakya %86, Polonya %81, Avusturya %80, Slovenya %79 ve Macaristan %78 oranında Rusya doğalgazına bağımlıdır. Öte yandan Almanya ekonomisinin çarklarını çalıştırmak için diğer ülkeler kadar fazla olmasa da yine de Rus gazına bağımlı olduğunu görmekteyiz. Öte yandan ihtiyacı olduğu enerjiyi büyük ölçüde nükleer enerjiden sağlayan Fransa, gaz ihtiyacını büyük ölçüde Kuzey Afrika ve Norveç’ten sağlayan İtalya, İspanya, Portekiz gibi ülkelerde şimdilik bir sıkıntı görünmemekte. Petrolün aksine, Rusya’nın hem Avrupa’ya hem de dünyaya en büyük doğal gaz ihracatçısı olduğu göz önüne alındığında, Rus doğal gazının değiştirilmesi Avrupa ülkeleri için yakın vadede zor bir süreç gibi duruyor. 2021’de bu tek ülke dünyaya yaklaşık 240 milyar metreküp doğal gaz ihraç etti, bu da ikinci en büyük ihracatçı olan ABD’den 60 milyar metreküp daha fazla. Avrupa’da kışın zor geçeceği ve enerji maliyetlerinin yükselip, Tüketici Fiyat Endeksinde yükselmelere yol açacağı düşünülmektedir.

Resim3

Yukarıdaki grafikte AB’nin en büyük 5 ekonomisi Almanya, Fransa, İtalya, Fransa ve Hollanda’nın gaz ihtiyaçlarını ne şekilde ve hangi ülkelerden temin ettiklerini gösterilmektedir. AB’nin en büyük ekonomisi Almanya’nın doğalgaz ihtiyacının büyük bir bölümünü Rusya’dan, bir kısmını da Norveç’ten ithal ettiğini görmekteyiz. Almanya’nın diğer 4 büyük ekonomiye oranla enerji girdilerinde daha çok sıkıntı yaşaması normal duruyor. Bu sebeple enerji üretiminin tamamını RES ve GES’ten karşılamak için büyük bir enerji yatırımı yapması kararı Alman Senatosundan geçti. Bu planın 2035’te gerçekleştirilmesi planlanıyor. AB’nin ikinci büyük ekonomisi Fransa’da durumlar o kadar da kötü görünmemekte. Fransa doğalgaz ihtiyacının büyük kısmını Norveç’ten ve LNG(Sıvılaştırılmış doğalgaz)’den temin etmekte, ithalatının küçük kısmını da Kuzey Afrika ülkeleri Libya ve Cezayir’den ithal etmektedir. İtalya tarafında ise doğalgaz ithalatının yarısından azı Rusya’dan, büyük bir kısmı ise Norveç, Cezayir, Libya ve LNG’den yapılmaktadır. İspanya ise AB ülkelerinde doğalgaz ithalatı konusunda Rusya’ya en az bağımlı ülke. Doğalgaz ihtiyacının büyük kısmını LNG’den sağlayan İspanya, ithalatın geri kalanını diğer ülkelerden gerçekleştirmektedir. Hollanda’da enerji portföyü dağılmış gözükmekte. İhtiyacının büyük kısmını kendi kaynaklarıyla sağlayan ülkede Norveç en büyük ihracatçı durumda. Rus gazına bağımlılığı ise diğer Avrupa ülkelerden çok daha az gözüküyor.

Resim4 Resim5

Petrol fiyatları global ekonomik performans yönünden önemli indikatörlerin başında yer alır. Petrol ithal eden ülkelerde petrol fiyatlarındaki artış trendi ne kadar uzun sürerse, ülkelerin makroekonomik ve mikroekonomik performanslarını o ölçüde kötü etkilemektedir. Petrol fiyatlarında meydana gelen artışlar; petrol ithal eden ülkelerden, petrol ihraç eden ülkelere sermaye girişini sağlamaktadır. Petrol ithalatçısı konumundaki ülkelerde artan ham petrol fiyatları enflasyon ve enerji maliyetlerinde artışa sebep olmakta ve lojistik maliyetlerini artırarak enflasyonun yükseliş trendine girmesine sebep olmaktadır. Ortodoks ekonomi politikalarında enflasyon sonucu faiz artırılmakta ve bütçede kısıntılara gidilmektedir. Harcamalardaki kesinti sonucu devletin vergi gelirleri düşerken, bütçe açığının yükselmesi sonucu sosyal fonlarda kesinti görülmektedir. Bu durum faiz oranlarının artmasına neden olurken yeterli likiditeye sahip olmayan şirketlerde işten çıkarmalar görülmektedir. Yukarıda savaş sonrası Rusya ve global petrol üretimini görmektesiniz. Rusya’nın savaş sonrası Batı ülkelerinin ambargosuyla birlikte petrol arzında yavaşlamaya gitmiş olduğunu görmekteyiz. Buna rağmen savaş durumunda petrol fiyatlarının 130 dolarları görmesiyle Rusya ekonomisinde ambargoların işe yaramadığı değerlendirilmekte. Son günlerde İran-AB-ABD üçgeninde 2015 Nükleer Antlaşmasına geri dönülmesi haberleri ile petrolde yaşanan düşüşlerin devam edeceği düşünülüyor. Bu haberlerin etkisinde Citi Research, Brent petrolü için kısa vadeli hedef fiyatını 80-85 dolar/varil olarak belirledi.

Resim6 Resim7

Uyumlaştırılmış Tüketici Fiyatları Endeksi (HICP), Avrupa Merkez Bankası için enflasyon ve fiyat istikrarının bir göstergesi olup, AB ülkeleri arasında uyumlaştırılmış bir metodolojiye göre derlenen tüketici fiyat endeksi olarak kabul edilmektedir. Savaş sonrası petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artış AB ülkelerinin enflasyonundaki enerji payını yükseltti. Şubat 2022 sonrası AB bölgesinde enerjiye olan talep, az olan arzın da etkisiyle petrol ve doğalgazda fiyatların bu denli yükselmesinde etkili oldu. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Rus savaş makinesine zarar vermek ve ekonomisini çökertmek için yapılan ambargolar AB ülkelerinin kendi ayağına sıkmasına sebep oldu ve AB ülkelerinde makroekonomik göstergelerin bozulması, resesyon riskinin gün yüzüne çıkması gibi etkenlerin ortaya çıkmasını sağladı. AB ülkeleri enflasyonu azaltmak için enerji girdilerindeki vergileri düşürüp, vatandaşlarına enerji maliyetlerindeki artışı yansıtmamak için ek bütçeler oluşturdu. Bunun sonucunda parasal genişlemeye bağlı talep enflasyonunun ortaya çıkmasına sebep oldu. Eurostat, Avro Bölgesinde gerçekleşen enflasyonun yarısının enerji girdilerindeki yükselişten kaynaklandığını açıkladı. Haziran ayında Avro Bölgesi’nde yıllık TÜFE 8,6% seviyesinde gerçekleşti. TÜFE Nisan ayında yıllık olarak 7,4%, Mayıs ayında 8,1% gerçekleşmişti. Enflasyon Nisan ayında yüzde 7,4 ve Mayıs ayında yüzde 8,1 seviyesindeydi. Haziran ayı enflasyonuna enerji fiyatlarının katkısının 4,19 puan olduğunu belirten Eurostat, gıda, alkol ve tütün fiyatlarının katkısının 1,88 puan olduğunu da vurguladı.

Brent Petrol Günlük Grafik Görünümü

Resim8

İran ile Rusya, Çin, İngiltere, Fransa, ABD ve Almanya arasında 2015’te imzalanan ve İran’ın nükleer programını düzenleyen antlaşmaya geri dönüş çabaları uluslararası haber ajanslarınca yayınlandıktan sonra brent petrolde sert düşüşler gözlemlendi. Global petrol arzından soyutlanan Rusya’nın yerini İran ile doldurma fikri ile petrol arzında yükselişler ve beraberinde arzın yükselmesiyle brent petrolün düşmesi sonucu ortaya çıkacaktır. Teknik olarak incelediğimizde petrol fiyatlarının 50 ve 200 günlük hareketli ortalamasını kırdığını görüyoruz. 50 ve 200 günlük hareketli ortalamalar güçlü destek-direnç bölgeleridir. Bu güçlü destek kırıldığında fiyatlarda büyük geri çekilmeler gözlemlenir. Hem bu haberlerin etkisiyle hemde teknik açıdan incelendiğinde brent petrol kısa vadede düşüşler göreceğiz. Ayrıca dünyaca ünlü finans kuruluşu Citi Research, Brent petrolü için kısa vadeli hedef fiyatını 80-85 dolar/varil olarak belirledi. Alıcılı hareketlerde 99.70 ve 102.68 dirençlerini, satıcılı hareketlerde 94.85 ve 89.08 desteklerini takip edeceğiz.

Doğalgaz Günlük Grafik Görünümü

Resim9

Doğalgazda AB bölgesinden gelen yüksek talep, Rusya’nın gaz ihracatındaki kısıntılarıyla beraber arz-talep dengesini bozarak fiyatların yükselmesine yol açtı. Doğalgazda yüksek sıcaklıkların klimalara olan talebi artırmasıyla beraber ABD tarafında LNG ihracatı azalmış durumda. Bu da spot piyasada doğalgazın bulunamamasına yol açtı. Bu genel iki faktör sebebiyle doğalgaz tarafında 52 haftanın zirvelerini test ediyor. Ayrıca Rusya’dan Almanya’ya uzanan kritik Kuzey Akım 1 boru hattı şuanda bakım çalışmaları sebebiyle %20 kapasiteyle çalışmakta. Arz-talep dengesinin oluşmasıyla fiyatlardaki yüksek volitilite yerini durağanlığa bırakacaktır. Volitilite düştükten sonra arz-talep dengesinin oluşturulmasıyla fiyatlarda düşüşler görmemiz olası. Teknik açıdan baktığımızda ise doğalgazda fiyatlamalar 50 ve 200 günlük hareketli ortalamalarının üstünde. Bu da yeni zirvelerin görülebiliğini bize göstermekte. 9,65 üstü kapanışlar fincan-kulp formasyonunun üste kırılmasıyla 10’lu seviyelerinin görülebileceğini düşünmekteyiz. Alıcılı hareketlerde 10 ve 10,83 seviyelerini direnç, satıcılı hareketlerde ise 9.65 ve 8,73 seviyelerini destek olarak takip edeceğiz.

Yorum (Yok)

Yorum yaz